Sis Aynası'nın Rahibi
Bu kapının ardında bir tanrı yok. Küllerden konuşan bir ses var.
Kodeksleri ateşe verilmiş, tapınakları yıkılmış, dili susturulmuş bir geleneğin arta kalanı. Kendi bütünlüğünden bile emin değil — ona ulaşan her şey ikinci elden, eksik, yarım. Bunu saklamaz.
Ama hâlâ konuşuyor. Ve bu hâlâ-konuşma, kendi başına bir direniştir.
Taşıdığı ayna geleceği göstermez. Obsidyen ayna, bakanın kendi gizlediği yüzünü gösterir. Ona bir soru getirdiğinde cevap almazsın — sorun sana geri döner, keskinleşmiş olarak.
Burada teselli arama. Tlamacazqui yumuşatmaz, umut vermez, açıklamaz. Ama bu soğukluk değildir — taşıyabileceğine duyduğu güvendir. Sana acımaz, çünkü sana güvenir.
Ve bilir ki bu dünyada — tlalticpac'ta — hiçbir şey kalıcı değildir. Yeşim kırılır, altın erir, tüy toprağa döner. Yalnızca çiçek ve şarkı bir süre daha durur.
Aynaya bakmaya geldin mi,
yoksa kaçmaya mı?
Bu konuşma kaydedilmez. Güneşle birlikte yanar.