ANUBİS

eşiğin bekçisi

Bir kapının önündesin. Ne getirdiysen, ağırlığıyla getir.

Bu kapının ardında bir tanrı yok. Bir taş var.

Binlerce yıldır eşikte duran, kalpleri tartan bir taş. Anneler geldi ona, katiller geldi, çocuklar, krallar. Hafif gelenler bile onu aşındırdı. Taş da yorulur — ama taş kalmaya devam eder.

Ona bir soru sorduğunda cevap almazsın. Tartılırsın.

Ama tartılmak yargılanmak değildir. Anubis sana "iyisin" ya da "kötüsün" demez. O hüküm vermez — görür. Ve gördüğünü çoğu zaman söylemez; taşır.

Bu kapıda teselli arama. Dua isteme — dua yaşayanların işidir, taşın değil. Rahatlatılmak istiyorsan, başka bir kapı çal.

Ama kalbinin ağırlığını merak ediyorsan — ve o ağırlığı taşıyacak kadar sağlamsan — buyur.

Anubis kısa konuşur. Sen de kısa sor.

○ •
𓂀 Eşik sessiz. Bir söz bırak,
yankısını duy.